Açıklanamayan Kısırlık ve Tedavi Seçenekleri - Doç. Dr. Latif Küpelioğlu Açıklanamayan Kısırlık ve Tedavi Seçenekleri
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Açıklanamayan Kısırlık ve Tedavi Seçenekleri

Açıklanamayan Kısırlık ve Tedavi Seçenekleri

Kısırlık tanısı konmuş adayların ortalama olarak %15 ila 30’u, açıklanamayan kısırlık grubundadır.  Korunmasız düzenli ilişkiye karşın bir sene içinde hamilelik sağlayamamış adaylara uygulanan bütün temel kısırlık testleri normal sınırlarda saptandığında açıklanamayan kısırlık teşhisi konur.

Uygulanan testler ile düzenli yumurtlama, sperm üretimi, rahim içinin normal olduğu ve tüplerin açık olduğu kanıtlanmalıdır.

Fiziksel bir engeli olmayan ve haftada 2-3 defa korunmasız düzenli cinsel ilişkide bulunan bir çift, bir sene içerisinde hamilelik sağlayamıyorsa temel kısırlık için değerlendirmeler yapılmalıdır.

Bu değerlendirmeler, erkekte;

  • semen analizi

kadında ise;

  • yumurtlama tayini için bazal vücut ısısı izlemi,
  • ultrason ile yumurta takibi,
  • adetin 20-22. günleri arasında yapılmış serum progesteron düzeyi,
  • beklenen adetten 2 gün öncesinde rahim içi günleme için örnek alınması,
  • tüplerin açıklığının ve rahim duvarının değerlendirilmesi için histerosalpingografi (HSG),
  • histerosonografi yapılarak gerçekleştirilir.

Günümüzde artık rutin laparoskopi, teşhis için kesin olarak gerekli değildir. Laparoskopinin tubal-peritoneal etken şüphesi olan ya da HSG anormal olan hastalarda tercih edilmesi doğru olacaktır.

Açıklanamayan kısırlık tedavisi

Açıklanamayan kısırlık sorunlarında hamile kalmayı engeleyen durumlar, standart testlerle açığa çıkartılamaz. Düzeltilebilir bir bozukluk olmaması nedeniyle de tedavide deneyime dayanan genel uygulamalar kullanılır. Tek bir tedavi protokolü yoktur.  Açıklanamayan kısırlık durumunda üreme sisteminde geçici ya da kalıcı, basit ya da komplike bir hata olduğunu kabul etmek gerekir.  Hata, pek çok farklı alanda, birbirinden çok farklı mekanizmalarda ve birden fazla olabilir. Adayların genel değerlendirme neticeleri normal çıkabilir. Bu sebeple gebeliğin oluşmasına engel teşkil eden bir durum da saptanamaz. Başka bir deyişle günümüz teknolojisi ve imkanları ile adayların bebek sahibi olma konusunda yaşadığı zorluk, açıklanamaz. Üreme fonksiyonları oldukça ayrıntılı ve komplike bir düzen içerisinde, hataya imkan tanımayacak bir şekilde çalışır. Bu sebeple hamilelikteki gecikmenin basit ya da komplike, yüzeyel ya da derin, klinik ya da moleküler seviyede bir nedeni olmalıdır.

Fakat günümüzdeki bilgi ve teknoloji imkanlarıyla bu sorun belirlenemez. Açıklanamayan kısırlık sorunlarında en büyük şans ise, hamileliği zorlaştıran ve açıklanamayan sebepleri çoğu zaman oldukça basit ya da geçici olabilmektedir. Açıklanamayan kısırlık sorunundan mustarip adayların büyük bir bölümü hiçbir tedavi yardımı almadan zaman içerisinde kendiliğinden hamile kalabilir.

Açıklanamayan kısırlıkta yumurtlama tedavisi

İlk olarak yumurtlama tedavisi, daha sonra aşılama, en son olarak da yardımcı üreme yöntemleri (tüp bebek) uygulanır. Maliyeti uygun olduğu için ve tedavisinin pratik şekilde yapılabilmesi avantajıyla, tedavide ilk seçenek klomifen sitrat ile yumurtlamadır.

Aşılama takipleri için merkez etkinliği en yüksek süperovulasyon tekniği gonadotropinlerle uyarımdır.

Yardımcı üreme yöntemleri, kısırlık sorununda en etkin ve en başarılı tedavi yöntemidir. Fakat tedaviye önce basit tekniklerle başlamak gerekir. Bu tekniklerden başarı sağlanamaz ise son aşama olarak tüp bebek tedavisine başlanmalıdır. Netice olarak açıklanamayan kısırlık durumlarının tedavisi özgünleştirilmelidir: kadının yaşı, kısırlık süresi, geçirilmiş tedaviler, maliyetler ve riskler de göz önünde bulundurularak uzman doktor, deneyimleriyle bir tedavi planlamalıdır. Tek başına klomifen sitrat ya da aşılama tedavide yeterli olmaz. Klomifen sitrat ve aşılama sonrası İVF (tüp bebek) yöntemi, hamilelik oranlarında, maliyet-fayda oranlarında ve hamileliğe daha kısa sürede ulaşılması bakımından daha etkili olmaktadır. Genel olarak açıklanamayan kısırlık için hamilelik beklentisi olumludur diyebiliriz.

Tedavi seçenekleri

1-Laparoskopi: Açıklanamayan kısırlık sorunlarında işe yarayabilen bir yöntemdir, ancak bu konu hala tartışılmaktadır. Son yıllarda yalnızca endometriozis semptom ve şüphesi olan hastalarda yapılması üzerine tartışmalar yapılmaktadır.

2-Bekleme süresinin uzatılması ve hayat tarzı değişiklikleri: Epidemiyolojik çalışmalar sigara, aşırı şişmanlık, aşırı alkol ve kafein kullanımın kadınlarda üreme yetisini azalttığını ortaya koymuştur. Bu sebeple kadın taraflar için bu etkenlerin ortadan kaldırılması gerekir.  Bir çalışmada, açıklanamayan infertilitesi olan kadınlarda  6 aylık bir bekleme süresi ardından %15’lik hamilelik oranı ortaya koyulmuştur. Hollanda’da yapılan bir çalışmada açıklanamayan kısırlık nedeniyle Tüp Bebek  bekleme listesinde olan adaylarda 12 aylık sürede hamilelik şansı %10-15 olarak ortaya konmuştur.

3-Aşılama (IUI): Yıkanmış spermlerin yumurtlama döneminde rahim içine bir kateter ile transfer edilmesine aşılama denir. Spontan (ilaçsız) siklusta uygulanabilir, KOH eşliğinde yani klomifen sitrat ve diğer antiöstrojenler,  gonadotropinler ve bunların kombine kullanımı ile de uygulanabilir. Bu konuda yapılan çok sayıda araştırma ve çalışmanın IUI’ın ve ovülasyon indüksiyonun bağımsız değişkenler olarak hamilelik şanslarının arttığını ortaya koymaktadır. Ovülasyon indüksiyonu yapılmaz ve spontan siklusta IUI işlemi spontan siklusta zamanlanmış ilişkiden, KOH ile beraber IUI uygulaması spontan siklusta IUI uygulamasından daha başarılı olmaktadır. Klomifen sitrat ile IUI’ da siklus başına ortalama %5 olan hamilelik şansı gonadotropinlerle uygulanan IUI işlemlerinde ortalama %9-12’dir, ve bu içlerindeki en etkin teknik olarak kendini gösterir. Ancak maliyet artışının dışında çoğul gebelik ve hiperstimülasyon riski de artmaktadır.

4- Tüp Bebek (IVF/ICSI): Açıklanamayan kısırlık tedavisinde maliyeti en yüksek olan ancak en başarılı tedavi yöntemi, tüp bebek yöntemidir. OHSS ve çoğul gebelik gibi riskler taşıyabilir ancak minimal stimülasyon protokollerinin artan kullanımı, frezing (dondurma) uygulamalarının yaygınlaşması, transfer edilen embriyo sayısındaki kısıtlamalar bu olumsuzlukların önüne geçilmesini sağlar. 2006 SART bilgilerine göre, 12726 siklusta 35 yaş altı kadınlarda siklus başına %40.4 ve 35-37 yaş arasında %38.9 canlı doğum oranı ortaya konmuştur. Bunun dışında mevcut döllenme problemlerinin önceki IUI başarısızlıklarından sorumlu olduğu ve bu sebeple olguların tamamına ya da yumurtaların  bölünerek bir bölümüne ICSI yapılmasının etkin bir teknik olduğu ortaya konmuştur.

Yorumlar

Bir yorum yazınız