Azospermi Nedir? - Doç. Dr. Latif Küpelioğlu Azospermi Nedir?
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Azospermi Nedir?

Azospermi Nedir?

Erkeklerde, menide hiç sperm bulunamaması durumu azospermi olarak adlandırılır. Son yıllarda gelişen tedavi yöntemleri sayesinde çözümsüz bir sorun olmaktan çıkmıştır.

Erkeklerin %1′inde, kısır erkekler içinde ise oran olarak %10-15′inde azospermi görülür. Bu sorunun çeşitli tedavi yöntemleri vardır. Fakat ne yazık ki azospermi tedavisinde %100’lük başarı henüz söz konusu değildir. Azospermi ile oligosperminin birbirinden ayırt edilmesi oldukça önemlidir. Oligospermi, menide çok az sayıda sperm bulunmasıdır. Oligospermi durumunda mikroenjeksiyon tekniği ile yumurtaya sperm transferi mümkündür. Fakat azospermi sorununda menide hiç sperm saptanamadığı için tedavi daha güç olmaktadır.

Azospermi tanısı nasıl konur?

Azospermi sorunun teşhisinin kesin olarak konulabilmesi adına en az iki meni için, ayrı mikroskobik inceleme yapılması gerekir.

Azospermi tanısını koymak adına menide mikroskobik inceleme yapılması şarttır. Bu şart, Dünya Sağlık Örgütü tarafından koyulmuştur. Azosperminde problem genellikle, sperm kanalları açık olsa dahi testislerde olgun sperm üretiminin oluşmaması dolayısıyladır. Bu sorun, testisin iç dokusundaki kusurlardan da oluşabilir. Bunun dışında, sperm hücresinin üretiminden görevli olan hormonların salgılanmasını sağlayan hipofiz bezindeki problemler yüzünden de olabilir.

Azospermi kimlerde görülür?

Kısırlık sorunundan mustarip erkeklerin %7’sinde kandaki akyuvarlarda uygulanacak kromozom incelemesi ile saptanabilen kromozom kusurları mevcuttur. Kromozom kusurlarının oranı, sperm sayısı ile ters orantılıdır. Azospermi problemi olan erkeklerde bu oran %10 – 15’lerdedir. Sperm sayısı normal olan erkeklerde ise %1’den azdır. İnfertil olan erkeklerde karşılaşılan kromozom anomalilerinin üçte 2’si cinsiyet kromozomu kaynaklıdır. Erkekte majör kromozom kusurları var ise, hamilelik gerçekleşse dahi düşük riski artar. Bunun dışında, kromozom kusurlu ya da doğumsal kusurları olan bebeklerin dünyaya gelme riski de artar.  Bu nedenle mikroenjeksiyon ardından oluşacak embriyoların anne adayının rahmine transferinden önce genetik olarak incelenmesi yani preimplantasyon genetik tanı (PGD) uygulanması ve yalnızca normal olan embriyoların transfer edilmesi faydalı olacaktır.

Y kromozomu mikrodelesyonları ise azospermi sorunu olan erkeklerin %15’inde saptanır.  Bu kusurlar, normal karyotip tayini ile saptanamayacak kadar küçüktür. Bu sebeple de polymerase chain reaction (PCR) şeklinde isimlendirilen bir genetik test yapılması gerekebilir.

Azospermi tedavisi nasıl yapılır?

Mikrotese yöntemi, azospermi sebebinin testis iç dokusundaki sperm üretimi olduğunda, tedavi yöntemi olarak kullanılabilir. Bu şekilde sperm üreten kanallar belirlenir. Bu kanallar toplanarak içinden sperm ana hücreleri toplanır. Bu hücreler olgun sperm hücresine dönüşmediği gibi kuyruksuz ve hareketsizdir. Mikrotese, 2 saatte tamamlanan cerrahi bir işlemdir. Hasta çoğunlukla operasyon ardından evine gidebilir. Mikro Tese ile sperm saptanamazsa bile, son yıllarda geliştirilen kök hücre yöntemleri ile sperm hücresi üretimi elde edilebilmektedir. Bu şekilde çözümü yokmuş gibi görülen kısırlık sorunları çözüme ulaştırılabilir. Bu sebeple bebek sahibi olamayan çiftlerin vazgeçmemeleri ve tedavi süresince güçlü kalmaları gerekir.

Azospermi durumunda sperm nasıl elde edilir?

Azospermi sorunu olan erkeklerin büyük bir kısmında olgun sperm üretimi gerçekleşse dahi kanallar aracılığı ile atılamamaktadır. Azospermi teşhisi koyulmuş hastalara ilk olarak fiziki muayene ve laboratuvar tetkikleri yapılır.  Vas deferens adı verilen spermleri taşıyan kanalların varlığı fiziki muayene ile incelenmelidir. Bu kanalların gelişimi, böbrek gelişimi ile paraleldir. Bu sebeple de tanı koymak adına böbrekler kontrol edilir.

Bunun dışında kistik fibröz sorunu olan kişilerde bu kanalların oluşumu gerçekleşmeyebilir. Bu gibi hastalarda çeşitli tekniklerle sperm sağlanabilir.

Bu teknikler;

  • PESA,
  • TESA,
  • TESE’dir.

Bu soruna yol açabilen bir diğer etken ise, testislerin normalden küçük olmasıdır.  Bu etken, kromozom kusurlarıyla birlikte de oluşabileceğinden, genetik araştırma yapmak da gerekir.  Ayrıca, hormonal sistem problemleri de bu duruma yol açabilir.

Hipotalamus ve hipofiz bezlerindeki kusurlar gibi bu bezlerde tümör oluşumu da sebepler içerisinde sayılabilir. Sperm kanallarından ve testis boyutlarında bir sorun yok ise, meni ve FSH miktarı ölçülmelidir. FSH uyarıcı bir hormondur. Hipofiz bezi tarafından üretilir ve sperm gelişimini sağlar. FSH miktarı, normalden 2 kat fazla çıkar ise problemin temelinde sperm üretimi olduğu saptanabilir. Bu durumda azospermi teşhisi koyabilmek adına biyopsi yapılır.

Yorumlar

Bir yorum yazınız