Çoğul Gebeliklerde Annelerin Yaşadığı Sıkıntılar - Doç. Dr. Latif Küpelioğlu Çoğul Gebeliklerde Annelerin Yaşadığı Sıkıntılar
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Çoğul Gebeliklerde Annelerin Yaşadığı Sıkıntılar

Çoğul Gebeliklerde Annelerin Yaşadığı Sıkıntılar

1 ) Çoğul gebelik sorunları

Hamilelikte birden çok bebek sahibi olmak aileleri mutlu ettiği gibi, kaygı duymalarına da sebep olmaktadır. Çoğul hamileliğin aslında riskli hamilelik olduğu anlamına gelmesi, onları bu düşüncelere daha fazla sevk etmektedir. Bu tarz hamileliklerde karşılaşılan problemler, anne adayına, fetusa, doğum ve yeni doğan dönemine ait olmaktadır. Bu sebepten dolayı, çoğul hamileliğin başladığı dönemden itibaren, özenli bir şekilde takip edilmesi gerekir. Böylelikle meydana gelebilme olasılığı görülen sorunlar, kontrol altına alınabilir.

2 ) Çoğul gebeliklerdeki doğum şekli

Çoğul hamileliğin olması halinde, doğum için yapılan en iyi seçim, sezaryendir. Normal doğum, bebekler ve anne adayı bakımından tehlike olarak kabul edilmektedir. Dahaçok hamileliğin son evrelerinde, bebeklerin anne karnındaki duruş şekline göre, uygun doğum yöntemine karar verilmektedir. Asıl olan, bebekler ve anne adayı açısından tehlikeli olmayacak yöntemin tercih edilmesidir. Vajinal doğum kararı alınmış olsa dahi, doğum esnasında oluşabilecek problemlere karşı, sezaryen ile doğuma geçiş yapılabilir. Ancak çoğul gebeliklerde, anne adaylarının sezaryen ile doğum yapma olasılığı daha fazladır.

3 ) Çoğul gebelik durumunda yaşanma ihtimali yüksek olan sorunlar

  • Tek hamileliklere göre, anne adayı ve bebekler bakımından daha zorlu bir dönem yaşanır
  • Bu anne adaylarında bulantı ve kusma, sırt ağrısı, yorgunluk, bel ağrısı ve kramp gibi problemler daha etkili bir şekilde yaşanır.
  • Hamileliğin son 3 aylık dönemi içerisinde, anne adaylarında görülen nefes darlığı problemi, çoğul gebeliklerde anne adayını daha çok rahatsız eder.
  • Hamilelik içerisinde, anne adaylarının kansızlık çekmemesi amacı ile demir ilaçları kullanılmaktadır. Bu çoğul gebeliklerde daha fazla tehlike arz etmektedir. Bu sebepten dolayı da, anne adayının daha erken dönem içerisinde demir ilaçları almaya başlaması uygundur. Aksi takdirde gerek annede, gerek ise bebeklerde, demir eksikliğinin sebep olduğu kansızlık meydana gelebilir.
  • Çoğul gebelik yaşayan anne adaylarında, daha çok yüksek tansiyon problemleri ile karşılaşılmaktadır.
  • Çoğul hamilelik sahibi olan anne adayları, erken doğum tehlikesini daha çok taşır
  • Çoğul gebeliklerdeki düşük tehlikesi, tekil hamilelikler ile kıyaslandığı zaman daha yüksektir.
  • Çoğul hamileliklerde, doğumun sezaryen ile gerçekleşme ihtimali, oldukça yüksektir
  • Çoğul gebeliklerde, hem hamilelik döneminde, hem de doğumdan sonra ki dönem içerisinde doktor takibine daha çok gereksinim duyulur.

4 ) Çoğul gebeliği olan anne adayları nelere dikkat etmelidir?

  • Çoğul gebelik durumunda anne adayları doktor kontrolüne gitmeyi ihmal etmemeli ve tekil hamileliği olan kadınlara göre daha özenli olmalıdır
    Doktorunun yapmış olduğu tavsiyelere göre, beslenme, dinlenme ve cinsel yaşamları konusundaki kurallara uymalı ve gebeliğinin daha sağlıklı geçmesini sağlamalıdır
  • Çoğul gebelik sahibi olan anne adaylarının çalışması durumunda, işyerinde hamileliğin 30. haftasından itibaren izin alabilir.
    Bu anne adaylarının kendilerini zorlayacak egzersizlerden uzak durması ve kendisine dikkat etmesi gerekir. Bu hem kendisi açısından, hem de bebeklerinin sağlığı bakımından önem taşımaktadır.
  • Bütün hamile kadınlarda olduğu gibi, sigara ve alkol gibi zararlı olacak alışkanlıklardan uzak durulmalıdır.
  • Anne adayları yapacakları uzun yolculuklarda mutlaka doktoruna danışmalıdır.
  • Bu gebeliklerde erken doğum riski daha fazla olduğundan, anne adayı her zaman doğuma hazırlıklı olmalıdır. Bunu bir korku olarak algılamamalı, çevresinden yardım alarak kendini doğuma hazırlamalıdır.
  • Doğuma kadar olduğu gibi, doğum sonrasında da aile büyüklerinden gereken yardımı almalıdır. Bu sayede psikolojik açıdan kendisini daha rahat hissetmesini sağlamalıdır.
  • Hamileliğindeki kansızlık sorunu daha fazla olacağından, doktorunun tavsiye ettiği demir ilaçlarını kullanmayı ihmal etmemeli, daha özenli davranmalıdır.

5 ) Çoğul gebeliklerde annenin depresyon riski

Çoğul gebelik yaşayan anne adaylarında, depresyon tehlikesi daha çok olur. Anne adayında daha önce depresyon olmasa dahi, hamilelik esnasında ortaya çıkan değişimler, depresyona olan meyili arttırmaktadır. Bu duruma, çoğul hamileliklerde daha çok karşılaşılmaktadır. Genellikle bebeklerini erken doğum veya başka riskler neticesinde kaybeden anne adayları, bunun daha fazla etkisi altında olurlar.

6 ) Çoğul gebeliklerde doğum sonrası sorunları

Bebeklerin dünyaya gelmesi ile beraber, anne adayının yorgunluğu daha çok olur. Bu evreden sonra, birden çok sayıda ki bebek ile uğraşmak, bunların bakımları, bebeklerin her birine aynı ilgiyi gösterebilmek, annenin en çok zorlanacağı konudur. Bu yorgunluk problem haline gelirse, anne adayları doğum sonrasında dahi depresyon etkisine girebilirler.

Çoğul gebelikler, yalnızca anne adayının etkilendiği bir durum değildir. Aynı şekilde aile bireylerinin her biri, baba ve varsa diğer çocukların dahi etkilendiği bir durum söz konusudur. Tekil hamileliklere göre, ailelerin daha fazla stresli ve gergin olması kaçınılmaz bir durumdur. Daha çok, ilk defa çoğul gebelikle karşılaşmış aileler, bu depresyon ve stresten daha çok nasibini almaktadır. Hamilelikleri daha riskli geçmekte, cinsel yaşamın bile daha erken dönemde kısıtlanması sebebinden dolayı, eşler arasında problem yaşanabilmektedir.

7 ) Çoğul gebelikte dinlenme ve uyku

Hamilelik dönemi içerisinde önemli olan bu konular, çoğul gebelikte daha çok önemsenmelidir. Çünkü anneler normal şartlarda dahi, yorgunluk hissini yaşayacaktır. Vücudunun isteklerine kulak vermeli ve her fırsatta dinlenmeyi ihmal etmemelidir. Bu hamileliğin ilk dönemlerinde görülen uykuya eğilim ile meydana gelir. Bu sebepten dolayı, gerekli olan uyku düzeni sağlanmalı, gün içerisinde uykuya gerekli zaman ayrılmalıdır. Bu koşulların sağlanamaması durumunda ise, bel ve sırt ağrıları gibi problemlerde artış görülür.

Yorumlar

Bir yorum yazınız