Kısırlık Nedir? - Doç. Dr. Latif Küpelioğlu Kısırlık Nedir?
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Kısırlık Nedir?

Kısırlık Nedir?

Kısırlık ya da infertilite, kadınlarda ve erkeklerde tıbbî sebeplerle bebek sahibi olamama durumudur. Tıpbi tanımı ile kısırlık; “herhangi bir korunma olmadan, düzenli cinsel ilişkiye rağmen bir sene içerisinde hamileliğin gerçekleşmemesi” şeklinde tanımlanır. Kısırlık sorunu, erkek ve kadında eşit oranlarda ortaya çıkar. Herhangi bir sağlık sorunu olmayan, doğurgan adaylarda, düzenli bir şekilde korunmadan cinsel ilişkide bulunmada dahi, aylık olarak hamile kalma şansı % 25’dir. Bu oran, 1 sene sonunda % 85, 2, sene sonunda ise % 90 oranlarındadır.

Gebelik nasıl oluşur?

Gebeliğin gerçekleşebilmesi için; yumurtalıktan atılan sağlıklı bir yumurtanın, erkek tohum hücresi ile, yani sperm ile birleşmesi gerekir. Döllenme yani, fertilizasyon şeklinde isimlendirilen bu durum, kadının tüplerinde gerçekleşir. Döllenen yumurta (embriyo) rahim boşluğuna yerleşerek hamilelik oluşur. Hamileliğin oluşması için bazı koşullar gerekir.

Bu koşullar ise;

  • sağlıklı yumurta hücresi,
  • sağlıklı sperm hücresi,
  • açık ve sağlıklı olan en az bir tüp
  • döllenmiş yumurtanın yerleşebileceği normal bir rahim boşluğudur.

Kısırlık nedenleri

Kadınlarda:

Rahim ağzı kaynaklı kısırlık (servikal faktör):

Cinsel ilişki sırasında, sperm hücreleri rahim ağzının önüne dökülür ve hareketleri ile doğum kanalına gider. Bu sayede rahime ulaşabilirler. Rahim ağzı salgısı, sadece yumurtlama döneminde spermlerin serbestçe geçişine olanak tanır. Yumurtlama dönemi haricinde, hormonal etkiler sebebiyle rahim ağzı salgısının yapısı ve kıvamı sperm geçişine izin vermez. Bazı kadınlarda ise, rahim ağzı salgısı içinde sperme karşı ”antikor” ismi verilen maddeler bulunur. Bu antikorlar, yumurtlama döneminde dahi sperm hücre işlevlerini bozar ve spermlerin rahime ulaşmasına müsade etmez. Bu da infertiliteye yol açabilir. Rahim ağzı kaynakli kısırlık teşhisi konulan hastalara, rahim içi aşılama (intrauterin inseminasyon= IUI) yapılabilir.

Bu durumu saptamak için ‘postkoital test’ uygulanabilir. Bu testte serviksteki sıvı (mukus), sperm ve birbirleri ile olan ilişkileri araştırılır. Yumurtlama gününe en yakın zamanda bu test uygulanır. Bu testte çift, tetkikten yaklaşık 2 – 18 saat öncesinde prezervatif (kondom) ve benzeri hiçbir şey kullanmaksızın cinsel ilişkide bulunur. Ardından jinekolojik muayene yapılır ve servikal mukus örneği alınır. Daha sonra bu örnek mikroskop altında incelenir. Hastanın ağrı duymadığı ve birkaç dakikada yapılabilen bir uygulamadır. Mukus içinde hareketli sperm sayısı az saptanır ise, sorun sperm üretimindedir. Ancak vajinal ortamda, mukus yapısında ya da immunolojik (bağışıklık) etkenler kaynaklı da olabilir. Bu etkenler araştırılır. Servikal faktörler, çoğunlukla antibiyotikler, hormonlar ya da aşılama (IUI) yöntemleri ile tedavi edilebilir.

Rahim kaynaklı kısırlık (uterin faktör):

Rahim içinde bebeğin yerleşeceği alanın yapısı ile ilgili sorunlar, kısırlığa yol açabilir.  Kısırlıkta rahime bağlı sorun en yaygın olarak transvaginal (vajenden) ultrasonografi , transabdominal (karından) ultrasonografi, histeroskopi ve HSG (İlaçlı rahim filmi) ile saptanır.
Hsg; adetin bitiminden 1-2 gün sonra, yumurtlama olmadan uygulanır. Rahim ağzından özel bir sıvı verilir. Bu sıvı, önce rahim içini doldurur ve sonra kanallara doğru ilerler. Bu esnada filmler çekilir ve rahim içi ve fallop kanalları incelenir.

Histeroskopi ise; rahim içinin optik bir cihazla incelenmesidir. Tek başına uygulanabileceği gibi HSG ile birlikte de uygulanabilir. Histeroskopi tek başına teşhis amaçlı kullanılır. Ancak, HSG ile saptanmış bir anormallik mevcut ise, bunun tedavisinde de histeroskopi uygulanabilir. Tedavi amaçlı uygulanana, operatif histeroskopi, denir.

Kısırlığa yol açan rahim kaynaklı sorunlar:

  • Myomlar
  • Rahim içi yapışıklıklar (Ashermann sendromu)
  • Doğuştan gelen (konjenital) uterin anomaliler,  en yaygın görülen rahim kaynaklı kısırlık sebepleridir.

Tüp (fallop tüpü) kaynaklı kısırlık (tubal faktör):

Hamileliğin sağlanması için en az bir fallop tüpünün sağlıklı ve açık olması şarttır. Fallop tüpleri, yumurtayı yakalar. Bu şekilde tüp içine almasını ve döllenme ardından döllenmiş yumurtanın rahim içine taşınmasını sağlar. Bu yapının bozulması, yumurtanın taşınmasına engel olarak ve döllenmeye izin vermez.

Fallop tüpüne ulaşan genital enfeksiyonlar, diğer karın içi organların sebep olduğu enfeksiyonlar ya da tüpte yerleşmiş dış gebelik gibi sorunlar, tüplerin yapısının bozulmasına yol açabilir. Kısırlık sorunu yaşayan hastaların, ortalama üçte birinde  bu sorun görülür. Tüplerin yapısını incelemek adına; rahim filmi (HSG) ya da laparoskopi  uygulanabilir. Her iki tüpün hasarlı ve işlevlerini yerine getiremediği durumlarda ise tüp bebek yöntemine başvurulur.

Yumurtlama sorunları kaynaklı kısırlık (ovulatuar faktör):

Kısırlık sorunu yaşayan kadınların ortalama ¼’ünde, kısırlığa sebep olan faktör, düzensiz ya da anormal yumurtlamadır. Kadının adet düzeni ise, yumurtalıklarının durumu hakkında fikir verebilir. Yumurtlamanın olup olmadığı ise;

  • Basal vücut ısısı takibi,
  • İdrarda luteinize edici hormon (LH),
  • Kanda progesteron hormonu tanısı,
  • Rahim içi adet tabakasının değerlendirmesi,
  • Ultrasonografi ile yumurtlamanın takibi gibi yöntemlerle araştırılır.

Bazal vücut ısısı takibi: oldukça basit bir uygulamadır. Bunun yanında ucuz olması da, bir diğer avantajıdır. Yumurtlama sonrasında yani adet gününden 12-16 gün önce, progesteron adı verilen bir hormon salgılanır. Bu hormon, rahim içi tabakayı, döllenmiş yumurtanın tutunup yerleşmesi için uygun hale getirir. Yumurtlama sonrasında salgılanan progesteron hormonu sebebiyle adet döneminin ortasında, vücut ısısı ortalama 1 derece artış gösterir. Yumurtlama olmaz ise, vücut ısısında artış olmaz. Bazal vücut ısı takibi şu şekilde yapılır; anne adayı, her gün uyandıktan sonra, yataktan kalkmadan, ağızdan vücut ısısını ölçer ve adet gününe göre bunları kaydeder.

İdrarda luteinize edici hormon (LH) takibi: Bu hormonun takibi  için özel idrar çubukları uygulanır.

Rahimin iç tabakasından değerlendirilmesi: Adet gününden 1- 3 gün önce rahim içi adet tabakasından (endometrial) biopsiler alınır ve yumurtlamanın gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilir. Ancak artık bu yöntem pek tercih edilmez. Bunun yerine hormon testleri uygulanır.

Yumurtlamanın ultrasonografi ile takibi: Ultrasonogarfi ile yumurtlama takibi ile incelenir. Yumurtlama takibi, anne adayının en doğurgan olduğu günlerin saptanması ve ilişkinin buna göre planlanmasını amaçlar. Bu sayede hamilelik şansı arttırılabilir.

Yumurtlama problemi olan anne adaylarında, yumurta gelişimini sağlamak için uygulanan hormon ilaçları ile %80’lik bir yumurtlama sağlamak mümkün olur. Hamileliğe engel teşkil eden farklı bir sorun yok ise, başarılı 6 yumurtlama tedavisi ile gebelik sağlanabilir.

Karın zarı kaynaklı kısırlık (peritoneal faktör)

Karın zarı-Periton-, karın boşluğundaki organları ve duvarını kaplayan dokudur. Geçirilmiş cerrahi operasyonlar, iç organ enfeksiyonları ve endometriozis, karın duvarını ve iç organları saran zar tabakasında yapışıklıklara (adezyon) yol açabilir. Bu sebeple de yumurtalar fallop tüplerine ya da tüpten rahime ulaşamaz.  Yumurta kanallar tarafından yakalanamaz ve hatta kanalların tıkanmasına dahi yol açabilir. Bu sebeple de gebelik oluşmaz.

Endometriozis ise rahim içini döşeyen endometriyumun rahim dışına yerleşmesi sorunudur. Yumurtalıklara ya da karın içine yerleşebilir. Adet dönemlerinde bu bölgelerde de kanama olur, bu sebeple de hasta şiddetli ağrılar duyabilir. Kanamanın verdiği hasar hasebiyle cinsel ilişki esnasında ağrı duyulabilir, farklı zamanlarda kasık ağrısı meydana gelebilir. Endometriozis, zaman içerisinde çikolata kistine sebep olabilir. Bu kistler, laparoskopik cerrahi ile tedavi edilebilir. Ancak kimi zaman ilaç tedavisi de yeterli olabilmektedir. Tedavi yöntemleriyle hastalığın gelişmesi durdurulabileceği gibi geriletilebilir. Ancak gene de hamilelik oluşmayabilir, bu sebeple tüp bebek yöntemine başvurulabilir.

Erkekler Kaynaklı Kısırlık Sorunları:

Sperm üretiminde sorunlar: Sperm şekli, sayısı ya da hareket yetisindeki yetersizlikten dolayı oluşur. Sperm üretimini ve olgunlaşmasını olumsuz şekilde etkileyen çeşitli faktörler vardır. Bunlar:

Varikosel

Testisin toplardamarlarındaki anormal gelişmelerdir. Varikosel ısı artışına yol açar. Bu sebeple de sperm üretiminin ve hareketliliğinin bozulmasına yol açabilir.

Enfeksiyonlar

Ergenlik döneminde ya da erişkin dönemde geçirilen kabakulak, testislerde de orşite yol açarak sperm üretiminin bozulmasına yol açabilir.

İnmemiş Testis

Erkek çocukta doğumda testisler kanal içinden yerlerine inmiş olmalıdır. Doğum ardından 1 yaşa kadar geçen sürede testisler torbalarına inmez ise, cerrahi müdahalede bulunulmalıdır. Aksi taktirde karınlarında ve testis kanalında kalan testisler ısıya maruz kalır. Bu sebeple de sperm üretimi bozulur. Bu bozulma geri dönüşsüzdür. Testis kanserine sebep olabilir.

Çevresel Toksinler

Kanser tedavisi için uygulanan ilaçlar ve ışın tedavileri, testiste sperm ana hücrelerine hasar verir. Bu durum, sperm üretiminin bozulmasına yol açar. Bu sebeple kanser tedavisi öncesi, hastaya durum hakkında bilgilendirme yapılmalı ve spermlerinin dondurularak, ileride kullanılmak üzere saklanması önerilir.

Genetik Bozukluklar

Menisinde hiç sperm bulunmayan ya da  5 milyondan az spermi olan erkeklerde genetik bozukluktan söz edilebilir. Bu durumda kromozom tayini ve Y kromozomunda mikrodelesyon taraması yapılmalıdır. Bu bozukluklar, Y kromozomu ile erkek çocuğa taşınır ve çocuğun ileride aynı sorunla karşılaşmasına neden olur.

Sperm Kanallarına Ait Bozukluklar

Spermler testislerde üretilir. Bu testislerden spermin dışarı çıkmasını engelleyen tam ya da kısmi tıkanıklıklar kısırlığa yol açabilir. Bu kanallar doğuştan gelişmemiş olabilirken, enfeksiyon ve cerrahi müdahalelerle de tıkanabilir.

  • Sinir sistemi hastalıkları,
  • Şeker hastalığı,
  • Prostat,
  • İdrar kesesi ve kanalına ait geçirilmiş operasyonlar, meninin dışarı atılmasını engeller. Bu sebeple meniler, idrar kesesine geri kaçar. Bu sebeple de kısırlık meydana gelir.

Çevresel Faktörler

Çevresel faktörler de kısırlığa yol açabilir. Bu faktörler:

  • Aşırı sıcakta çalışmak,
  • sürekli oturarak çalışmak,
  • kimyasal maddeler solumak,
  • stres,
  • kötü alışkanlıklar.

Bu faktörler kısırlığa yol açabileceğinden, bebek sahibi olmak isteyen adayların yaşam tarzını değiştirmesi gerekebilir. Çok sıcağa maruz kalınmamalı, sigara kullanıyor ise bırakılmalı, alkolden uzak durulmalıdır.

Diğer Etkenler

Kadının yaş ortalaması: Yaşı ilerlemiş kadınlarda, kısırlık oldukça yaygın şekilde karşılaşılan bir sorundur.
Erkeğin yaş ortalaması: İlerleyen yaş ile birlikte cinsel ilişki sayısı azalır. Bu sebeple hamileliğin gerçekleşme şansı azalabilir.
Cinsel ilişki sayısı: Cinsel ilişki sıklığı hamileliğin gerçekleşmesini tetikleyen bir durumdur.

Gelişen teknoloji sayesinde, erkek kısırlığı tedavisi için oldukça başarılı tedavi yöntemleri geliştirilmiştir.  Hiç spermi olmayan baba adaylarına dahi testis dokusundan elde edilen spermler kullanılarak hamileliğin sağlanması mümkündür. TESE yöntemleriyle sperm testi ‘sıfır’ çıkan baba adaylarının büyük bir çoğunluğunda yeterli olgun sperm sağlanabilir.

Açıklanamayan kısırlık:

İnfertil adayların %10’unda tüm tetkikler normaldir. Ancak gebelik sağlanamaz. Bu duruma, açıklanamayan kısırlık, denir. Bu adaylarda hamileliğin sağlanması adına yumurtlamayı uyarıcı ilaçlar ve rahim içi aşılama (IUI) uygulanır. Bu tedaviler ile 3-6 adet döneminde hamilelik sağlanamaz ise, tüp bebek yöntemine başvurulabilir.

Kısırlık teşhisi nasıl konur?

Kısırlık teşhisi için ilk olarak çiftlerin hikayesi dinlenir. Öngörüşme yapılarak hayat tarzları, yapılmış tedaviler ve geçirilmiş hastalıklar ile ilgili bilgi alınır.

Erkek Teşhisinde;

Kısırlık tetkikleri için, çoğunlukla 2 ile 5 günlük bir cinsel perhizin ardından, baba adayından mastürbasyon ile sperm örneği verir. Bu örnekler, labarotuvara gönderilerek Dünya Sağlık Örgütü’nün kriterlerine uygun olarak incelenir. Daha sonra sperm sayıları, canlılık oranları, şekilleri ve hareketlilikleri araştırılır.

Sperm tetkiki: 3-4 günlük cinsel perhizden sonra mastürbasyon yoluyla verilen sperm, sayı, hareket özelliği ve yapısal durum bir çok yönden değerlendirilir. Sperm yıkama işlemi ile dölleme yeteneğinin arttırılması açısından sağlanan fayda araştırılır.

Muayene: Sperm tetkikinde tespit edilen soruna göre testislerin durumu değerlendirilir, varikosel, enfeksiyon gibi problemler araştırılır.

Erkekte hormon tetkikleri: FSH, LH, TESTOSTERON, FREE TESTOSTERON, PRL, TSH.

Kadın Teşhisinde;

Muayene ve ultrasonagrafi uygulanır. Kısırlık sebepleri araştırılır. Hormonal yapı, üreme sistemi, yumurtalıklar ve rahim ultrasonafi ile incelenir. Üreme organlarına ait enfeksiyonlar, bu sistemin yapısal bozuklukları, rahime ait miyom, polip gibi urlar ve rahim için tabakasının (endometrium) özellikleri, yumurtalıkların yapısı, teşhis edilebilir.

Anne adayında hormon tetkikleri: FSH, LH, PRL, TSH, E2

HSG istenebilir. Bu tetkik rahim kanallarının geçirgenliği hakkında bilgi verir. Rahim boşluğunun şekil bozuklukları ve yer kaplayan oluşumlarının saptanmasını sağlar. Kanallarının açıklığına bakılır.

Rahim boşluğunun değerlendirilerek, rahim içi dokunun gelişme durumu, polip, miyom gibi oluşumlar saptanabilir.

Laparoskopi uygulanarak, karın içinin gözlenir ve yumurtalık ve rahim kanallarının yapısal ilişkileri incelenir. Endometriozis sorunu araştırılır. Histeroskopi ile rahim içine bakılır yani, rahim içi direkt olarak görülebilir. Bu yöntemler ile kadın kısırlığı teşhis edilebilir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız