Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Elde Etme Oranları - Doç. Dr. Latif Küpelioğlu Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Elde Etme Oranları
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Elde Etme Oranları

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Elde Etme Oranları

Kısırlık (infertilite) tedavileri; aşılama, tüp Bebek (ivf), mikroenjeksion yöntemleri kadın doğum hekimliğinde özel ilgi ve uzmanlık içeren bir üst branştır. Tedavi olmaya karar verdiğinizde bu konuda tecrübeli ve Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı sertifikası olan jinekolog hekimleri tercih etmeniz başarı şansını arttırır. Bu sebeple güvendiğiniz hekimleri ve merkezleri tercih etmenizi öneririz.

Herkesin bildiği gibi tüp bebek tedavilerinde başarı, bazen oldukça uzun soluklu bir süreçten sonra elde edilir. Ancak tedaviden alınan sonuç, bu kadar uzun sürede olmaz. Tüp bebek tedavisinden yaklaşık olarak 15 günde de sonuç alınabilir. Önemli olan ise başarısızlıkla sonuçlanan bir denemenin altında yatan nedenleri saptamak ve  bir sonraki tedavi için daha iyi bir şekilde hazırlanmaktır.

Tüp bebek tedavisinin başarı şansı, özellikle anne adayının yaşına göre değişkenlik gösteren bir durumdur. 30 yaşın altındaki hastalar için başarı oranları yüzde 60’lardayken, 35 yaşında bu oran yüzde 40’a , 40’lı yaşlarda ise yüzde 15’e kadar düşebilmektedir. Bu oranlar tedaviyi yalnızca bir defa deneyenler için geçerlidir. Toplam oranlara bakıldığında ise tedaviyi 3 defa deneyenlerde başarı oranları artabilmektedir. İlk siklusta yüzde 50 olan  başarı oranı, bir yılda yapılan 4 siklus sonrasında yüzde 90’a çıkabilir. Elbette ki bu oranlar ilk denemelerdeki başarısızlığın sebebinin saptanmasına ve düzeltilmesine bağlıdır. Ancak 3 denemeden sonra anlamlı bir artış olmayabilir.

Kısırlık tedavilerinde adaylar, elbette ki bebek sahibi olmak için bu tedaviye başlarlar. Tedavinin, başarıya ulaşmasını doğal olarak isterler. Ancak bilinmesi gereken, doğada yüzde 25 olan gebelik şansı tüp bebekle birlikte ancak yüzde 40’lara kadar çıkabilir. Bu sebeple hiçbir tüp bebek merkezi yüzde yüz başarı garantisi veremez.

Tüp bebek tedavisinde sabırlı olmak çok önemli

Her hastalığın tedavisi için en önemli iyileştirici etken, umut ve hasta ile yakınınlarının iyileşmeye duydukları inançtır. Tüp bebek tedavisinde de bu durum geçerlidir.

Tüp bebek tedavisinde diğer hastalıklardan farklı olarak bu etkenlerin yanına bir de sabırlı olmayı koymak gerekir. Anne ve baba adayının durumuna göre tedaviyi birden fazla defa denemek gerekebilir. Sabırlı olmak, bu süreçte kendi psikolojinizi korumak için önemlidir.  Psikolojik olarak iyi olmak, tedavide başarı sağlandığında yıpranmamış bir durumda çocuğunuza ebeveynlik yapabilmek açısından da önemlidir. Fakat, ne yazık ki adaylar kolayca pes edebilmektedir. Örnek olarak, 4 defa tüp bebek denemesi yapmış hasta sayısı oldukça azdır. Halbuki, bir deneme süreci yaklaşık 15 gündür. Bu sebeple hastanın maddi ve manevi imkanları el veriyorsa denemekten vazgeçmemeli ve tedaviye inanması gerekir.

Son yıllarda tüp bebek tedavilerindeki gelişmeler oldukça baş döndürücü. Bir taraftan günlük hayata daha uygun tedavi yöntemleri uygulanmaya başlarken, bir taraftan başarı ihtimalinin artırılması üzerine çalışmakta, tüp bebek tedavileri her geçen gün geliştirilmektedir.

5 adımda tüp bebek:

  1. Aşama : Yumurta gelişimi 12 gün
  2. Aşama : Adım: Yumurta toplama
  3. Aşama : Döllenme 3 – 5 gün
  4. Aşama : Embriyo transferi günü
  5. Aşama : Transferden 12 gün sonra gebelik testi

Tüp bebek tedavilerinde başarı oranı nedir?

Sağlıklı bir çiftin, bir ayda hamilelik sağlayabilme şansı % 20-25’tir. Bu oran, yardımcı üreme yöntemleri ile birlikte artar. Fakat cesaret verici bu neticelere rağmen başarılı bir hamilelik ve bebek sahibi olma konusunda hiçbir IVF yani tüp bebek programı, gebelik garantisi veremez. Hamilelik tek bir parametreyle açıklanmayacak kadar karışık olaylar dizisidir. Bu sebeple kısırlığa yol açan faktörler ve gelişen teknolojiye rağmen tıbbın hala çözemediği hamilelik mucizesi, yüzde yüzlük bir başarı garantisine el vermez.

Tüp bebek tedavilerinde başarıyı hangi faktörler etkiler?

Tüp bebek tedavilerinde başarıyı etkileyen faktörler içerisinde;

  • kadının yaşı,
  • infertilite (kısırlık) sebebi,
  • tüp bebek merkezinin laboratuvar koşulları,
  • uygulanan tedavi programları,
  • embriyo transfer aşaması, embriyonun kalitesi,
  • IVF ekibinin deneyim ve yetenekleri, başarıyı etkileyen faktörlerin başında gelir.

İlk tüp bebek şu an 30 yaşını geçti. O günden bugüne “Yardımcı Üreme Teknikleri” (YÜT) ciddi bir manada gelişme kaydetti. Bu durum elbette ki, gebelik oranlarına ve canlı doğan bebek oranlarına olumlu bir şekilde yansımaktadır.

Tüp bebek işlemleri (İVF), bebeklerdeki sakatlık (Anomali) riskini arttırıyor mu?

Tüp bebek tedavisi sonucu dünyaya gelen bebekler; doğumsal anomaliler, genetik anormallikler, zeka problemleri vb. açısından doğal yollarla olan bebeklerden herhangi bir farklılık göstermez. Bu güne kadar uygulanan hiçbir tüp bebek tedavisi sonucunda böyle bir durum bildirilmemiştir.

Fakat tüp bebek tedavisinde karşılaşılabilecek bir risk olan çoğul gebelikler,  prematür (erken) doğum ile sonuçlanabilir. Buna bağlı olarak oluşacak sorunlar IVF hamileliklerinde daha sık gözlenebilir. Ancak artık embriyo transferlerine getirilen sınırlandırmalarla çoğul gebelik riski ortadan kaldırılmıştır.

Tüp bebek tedavisi ile oluşan hamilelikler sağlıklı doğum ile sonuçlanabilir. Doğal yollar ile oluşan gebelikte ve tüp bebek tedavisi sonucu oluşan gebelikte aynı oranda düşük ya da ölü doğum ile sonuçlanma riski vardır. Elbette ki bu durum, çeşitli etkenlerle değişebilir.  Kadının yaşı ilerlediyse bebeğin rahimde tutunma oranı azalabilir. Bu sebeple mevcut gebelik düşükle sonuçlanabilir. Normal yollarla hamile kalmış, yaşı ilerlemiş bir kadının bu sonucu yaşama riski aynıdır. Bu durum, tüp bebek tedavisiyle ilgili değildir.

Tüp bebek “Heterotopik Gebelik” riskini arttırıyor mu?

Heterotopik gebelik,  hem rahim içerisinde hem rahim dışarısında iki gebeliğin aynı anda bulunmasıdır. Gebelik, normalde döllenmeden sonra rahim içerisine yerleşir ve burada gelişir. Oldukça nadir bir şekilde gebelik rahim dışarısında tüp ya da başka bir organa yerleşebilir. Bu duruma dış gebelik (ektopik gebelik) denilir, ektopik gebelik ağrı ve karın içerisine kanama  gibi hayati tehlikeye yol açabilecek durumlarda neden olabilir. Dış gebelik  ilaç tedavisi ya da ameliyat ile tedavi edilir, gebeliğin gelişmesi ya da doğum ile sonlanması mümkün olmaz. Heterotopik gebelikte genellikle rahim (uterus) içerisinde bir ya da ikiz gebelik ve rahim dışında (genellikle tüpte) bir gebelik bulunur.  Tüp bebek tedavisi heterotopik gebelik riskini arttırabilir.  Birden fazla embriyo transfer edildiğinde, rahim içine yerleşmiş bir embriyo ile aynı anda dış gebelik de söz konusu olabilir. Ancak bu durum oldukça nadir bir şekilde gözlenir.

Tüp bebek tedavilerinde normal hamileliklere göre, kısırlığa yol açan etkenler sebebiyle daha yaygın görülebilen düşük, erken doğum, heterotopik gebelik, çoğul gebelik gibi bütün bu olumsuz sorunlardan dolayı; bir tüp bebek merkezinin başarısını, tedavi sonrası “gebe kalma” oranlarından çok, sağlıklı doğum yapanları içeren “eve canlı bebek götürme” oranları belirler.

Ülkeler ve merkezler arasında başarı oranları oldukça farklılık göstermektedir. Hatta aynı ülkede bulunan merkezler bile kendi aralarında farklı başarı oranlara sahiptir. Farklı ülkelerden ve değişik merkezlerden bildirilen hamilelik oranları % 15-65 arasında değişkenlik göstermektedir.

Burada anne ve baba adaylarının kesinlikle gözardı etmemesi gereken en önemli konu ise, tüp bebeğin bir ekip işi olduğudur. Ekipte yer alan doktor, hemşire, biyolog, embriyolog ve diğer çalışanların uyumlu ve hasta ile diyalog içerisinde çalışması oldukça önem teşkil eder.

Merkezler arasında hamilelik oranlarının bu kadar farklı bildirilmesinin farklı sebepleri vardır.

Başlıca sebepler şunladır;

1.) Tedaviye alınan kişiler arasında farklılık olması (hasta seçimi)

  • Merkezlere müracaat eden hastaların yaş grupları arasında farklılıklar olması
  • Tedaviye kabul edilen hastalara belli bir yaş sınırı konulması
  • Tedavisi olumsuz devam eden hastalarda tedavinin iptal edilmesi ya da transferin yapılmaması, iptal için farklı kriterlerin kullanılması
  • Merkezin başarısını düşük göstermemek adına, tedavi şansı çok düşük olan adayların tedaviye alınmaması
  • Tedaviye gelen hastaların sorun ya da hastalıklarının farklı olması

2.) Kliniklerde çalışan infertilite uzmanları ya da laboratuvarda çalışan embriyolog ve biyologların yeterli eğitim ve deneyimlerinin olup olmaması

3.) Kliniklerin teknik imkanları, yeni yöntemleri uygulama ya da çalışanlarının yeni çıkan tedavi yöntemlerini öğrenme ve uygulama imkanlarının olup olmaması

4.) Bazı ülkelerde donör oosit ve donör sperm uygulamasının serbest olması. Başka bir genç kadından elde edilen yumurta (donör oosit) ya da sperm bankasından alınan sperm ile tüp bebek uygulaması gerçekleştirilebilir. Şiddetli yumurta ve sperm problemi olan adaylara bu şekilde yapılan uygulamada, problemler belli ölçüde çözülebilmektedir. Netice olarak bu uygulama ile çok düşük gebelik şansı olan hastalarda yüksek gebelik oranları sağlanmaktadır.

5.) Ülkeler arasında yasal ya da etik sınırlamalar neticesi farklı uygulamaların yapılması

  • Transfer edilen embriyo sayısının sınırlanması
  • Embriyo transfer günü konusunda sınırlama (2 gün)
  • Embriyo, sperm ya da testis dokusu dondurma konusunda sınırlamalar
  • Preimplantasyon genetik tanı (PGT)

6.) Hamilelik oranları bildirilirken, gerçek manada neyin bildirildiği önem teşkil eder.

  • Hasta başına, yumurta toplama işlemi ya da embriyo transferi başına gebelik oranı
  • Gebelik testi pozitif (kimyasal gebelikler dahil edilmiş)
  • Ultrasonda gebelik kesesinin görülmesi (gebelik kesesi pozitif)
  • Ultrasonda fetus ve kalp atışlarının görülmesi (kalp atışı pozitif)
  • Düşüklerin dahil edilip edilmemesi
  • Canlı doğum oranları, en önemli kriter aslında budur.

7.) Hamilelik oranlarının klinikler tarafından yanlış ya da abartılı bildirilmesi

Hasta etkeni:

Hasta etkenleri içerisinde  en belirleyici olanları sırayla şunlardır;

Kadın yaşı: İlerlemiş olup olmaması

Bazal FSH düzeyleri

Tüp bebek uygulama sebepleri: Erkeğe ve kadına bağlı bir ya da birden fazla problem

Uygulanan ilaçlar: Stimülasyon ilaçları ve luteal faz desteği

Hastanın tedavi sürecine uyumluluğu: İlaç kullanımı, düzenli kontrollere gelmesi

Yorumlar

Bir yorum yazınız