Tüp Bebekte Kadının Yaşı - Doç. Dr. Latif Küpelioğlu Tüp Bebekte Kadının Yaşı
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Tüp Bebekte Kadının Yaşı

Tüp Bebekte Kadının Yaşı

Kısırlık konusundaki gelişmeler, yeni tedavi yöntemleri ve ilaç teknolojisinin de desteğiyle artık günümüzde kısırlık sorunlarının %80’ine çözüm bulunabilmektedir.

Tüp bebek, anne ve baba olmak isteyen çiftler için, başarı şansının en yüksek olduğu tedavi yöntemi olduğu için en yaygın olarak tercih edilen tedavi olmuştur. Tüp bebek tedavisinde de diğer tedavilerde olduğu gibi belirli şartlar aranmaktadır. Her çift, tüp bebek tedavisine alınmaz.

Tedavinin başarılı olarak sonuçlanması için de çeşitli faktörler gerekmektedir. Kadının yaşı, tedaviyi başarıya götürecek en önemli faktördür.

Kadının yaşı tüp bebek tedavisini nasıl etkiler?

Tüp bebek tedavisinin başarı şansını etkileyen erkeğe ve kadına ait unsurlar mevcuttur. Kadının yaşı ise, bu unsurlar arasından en önemlisidir. Kız çocukları, dünyaya belirli bir yumurtalık rezervi ile dünyaya gelmektedir. Bu yumurtalık rezervleri örnek olarak 2 milyon olsun, adet görmeye başlayana kadar bu rezervler 300 bine kadar düşer. Menopoz dönemine kadar da bu rezervler azalmaya devam eder. 35 yaşından sonra ise bu azalma daha da belirginleşir. Bu sebeple bir kadının çocuk sahibi olabileceği en üretken çağlar 24-34 diyebiliriz. Yaşın ilerlemesi ile birlikte yumurta kalitesi düşmeye başlarken, sayısı da azalır. Bu sebeple tüp bebek tedavisi ile bile gebelik şansı azalır.

Kadının yaşının tedaviyi nasıl etkilediğini araştırmak için yapılan araştırmalar ortaya koymuştur ki, 35 yaşından sonra tüp bebekle dahi bebek sahibi olma şansı azalmaktadır. Özellikle de 37 yaşından sonra bu şans daha da düşmektedir. Bunun yanında, yaşın ilerlemesiyle düşük riski de artar. Kadın, ileri yaşına rağmen gebe kalmış ise, düşük yapma riski ile karşı karşıyadır. Örnek olarak, 18-34 yaş arası gebe kalan bir anne adayının düşük riski en fazla %40’lardayken, 40 yaşından sonra bu risk, iki katına çıkar.

Bunun dışında 45 yaşından sonra uygulanan tüp bebek tedavilerindeki düşük riski, anomali riski ya da farklı sorunların gerçekleşme olasılığının fazla olması sebebiyle, etik olarak uzmanlar tarafından tüp bebek tedavisinin yapılması uygun görülmez.

Menopoz dönemindeki kadınların gebelik şansı var mıdır?

Menopoz dönemi, adetlerin kesilmesi anlamına gelir. Dünyada menopoz yaşı ortalama olarak 49’dur. Ülkemizde ise kadınlar çoğunlukla 45-47 yaş aralığında menopoz dönemine girmektedir. Menopoza 40 yaşından erken girmek ise ‘’erken menopoz’’ adı verilen bir durumdur. Erken menopozun çeşitli sebepleri olabilir.

Bunlar arasında:

  • Yumurta ve östrojen hormonundan sorumlu yumurtalıklardan östrojen hormonunun üretilmesinin erken yaşta bitmesi,
  • Genetik sebepler,
  • Yumurtalık kistleri,
  • Üreme organları ile ilgili geçilirmiş operasyonlar,
  • Normalde iki adet bulunması gereken X kromozomunun eksik olması,
  • Stres,
  • Sigara sayılabilir.

Bu faktörler arasındaki en mühimi genetik olmaktadır. Genler, insanların özelliklerini belirler. Bunlardan biri de menopoz yaşıdır. Şayet kan bağı olan kişilerde erken menopoz hikayesi varsa, kadının erken menopoza girme riski vardır. Erken menopoz riski olan kişilerin,mutlaka bir doktora başvurması ve risk faktörlerini azaltması için önlem alması gerekir.

Erken menopoz riski bebek sahibi olmayı olumsuz etkileyen bir sorundur. Menopoza girmiş olan kişilerin yumurtaların ürettiği östrojen hormonunda azalma meydana gelir.

Östrojen seviyesinin düşmesi sebebiyle:

  • idrar yolu enfeksiyonları,
  • idrar yolu kuruluğu,
  • vajina kuruluğu,
  • kemik erimesi gibi sorunlarla karşılaşılabilir.

Erken menopoza giren kadınların da anne olma şansları geliştirilen teknikler ve teknoloji ile mümkün olabilmektedir.

  • Yumurta dondurma,
  • kök hücre,
  • tüp bebek tedavisi bu yöntemlerden birkaçıdır.

Tüp bebek tedavisinde üst yaş sınırı var mı?

Kadının adet zamanının 3. Günü hormon testleri yapılır. Bu hormon testleri ve ultrason muayenesi ile yumurtalık rezervlerinin durumuna bakılır. Şayet rezervler iyi durumda ise 45 yaşına kadar tüp bebek tedavisi ile bebek sahibi olma şansı bulunur. Ancak 37 yaşından sonraki tüp bebek tedavilerinde preimplantasyon genetik tanı uygulanmalıdır. Bu sayede embriyoların kromozom yapıları değerlendirilebilir ve normal olanlar tercih edilebilir.

Preimplantasyon genetik tanı yöntemiyle ilerlemiş yaşta gebe kalınabilir mi?

Yaşı ilerlemiş olan kadınların tüp bebek tedavi yöntemlerine başvurmaları sebebiyle, sağlıklı bir gebelik geçirmeleri ve gebeliğin gerçekleşme şansının arttırılması adına preimplantasyon genetik tanı oldukça yaygın olarak başvurulan başarılı bir yöntemdir. Bu yöntem sayesinde embriyolar rahme transfer edilmeden, kromozomlar incelenir. Kromozomların incelenmesi oldukça önemlidir, çünkü ileri yaş sebebiyle bebeğin anomali riski, gebeliğin düşükle sonuçlanma riski gibi olumsuzluklar artış gösterir. Genetik tanı yöntemleri ile sağlıklı embryolar tespit edilebilir ve gebelik şansı arttırılmış olur.

Menopoz Dönemine Yaklaşan Kadınların Gebelik Şansı

Tüp bebek tedavisinde en önemli faktör, kadının yaşıdır. Ailelerin büyük bir kısmı çocuk sahibi olmayı ileri bir yaşa ertelemektedir. Bunun en büyük sebeplerinden biri de ileri yaşa rağmen tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olunabileceğine dair inanıştır. Ancak tüp bebek tedavisi de normal gebelikler gibidir. Kadının yaşı ne kadar genç ise, gebe kalma şansı o kadar fazla olmaktadır. Yaşın ilerlemesi ile beraber yumurtalar yaşlanır. Arzu edilen kalitede ve sayıda yumurta elde edilemez.

Bebek sahibi olabilmek için yeterli sayıda ve kalitede yumurtaya ihtiyaç vardır. Tüp bebek tedavileri, kadının ve erkeğin üreme hücrelerinin laboratuar ortamında birleştirilmesi ve embryonun oluşmasının sağlanması prensibi ile uygulanmaktadır. Gelişen embryolar anne adayının rahmine transfer edilir. Tüp bebek tedavisi ilk olarak tüpleri tıkalı olan kadınlar için geliştirilmiş bir yöntem idi. Ancak kısa sürede diğer kısırlık sorunları için de umut ışığı olabileceği anlaşıldı ve geliştirildi.

Bu sayede tüp bebek tedavisi birçok çift için umut ışığı olmuştur.

Yumurtalıkları normal olarak işlev gören ve tüpleri tıkalı olan kişiler ise tüp bebek tedavisine en uygun adaylardır.

Bunların dışında:

  • endometriozis,
  • sebebi açıklanamayan kısırlık,
  • yumurtlama sorunları,
  • erkek kaynaklı kısırlıklar gibi sorunlarda da tüp bebek tedavisine başvurulur.

Sağlıklı embriyoları tespit etmek adına uygulanan preimplantasyon genetik tanı sayesinde tüp bebek tedavisi uygulanabilmektedir. Kadının yaşının ileri olduğu durumlarda, daha fazla beklenmemesi ve zaman kaybetmeden tüp bebek tedavisine başvurmak gerekir.

Kadının yaşı 40 ve üzeri ise, tüp bebek tedavisi ile gebe kalma şansı en fazla %20 olmaktadır.

Tüp bebek tedavisi , her çifte uygulanan bir tedavi değildir. Uygulanması için çeşitli şartlar aranmaktadır. Yumurtalıkları fonksiyonlarını yerine getiremeyen ya da yumurtalarının kalitesi yetersiz olan kadınlar için tedavinin başarılı sonuçlanma ihtimali oldukça düşüktür. Gebelik sağlansa bile çeşitli sorunlarla karşılaşma riski oldukça artar. Bu sebeple yaş, oldukça önemli hatta en önemli faktörlerden biridir.

Kadının doğurganlık yetisi 35 yaşından sonra oldukça düşmektedir. 37 yaşından sonra ise bu azalma daha çok göz çarpmaya başlar.

Rahim içi ile alakalı yapışıklıklar da tüp bebek tedavisinin başarısızlıkla sonuçlanmasına yol açabilir.

Bu sebeple de histeroskopi yöntemi ile rahim içinin tamiri gerekebilir. Ancak buna rağmen yapışıklık nüks edebilir. Bunun dışında sperm üretimi olmayan erkeklere TESE yöntemi uygulanabilir. Ancak bu yönteme dahi cevap vermeyen adaylar için tüp bebek başarı ile sonuçlanamaz. Ancak ileriki zamanlarda kök hücre tedavileri, yumurta ya da sperm elde edilemeyen kişiler için, menopoz dönemindeki kadınlar için bebek sahibi olma şansı doğabilir.

Tüp bebek tedavilerinde başarının kadının yaşı ile doğrudan alakalı olduğu unutulmamalıdır. Kimi zaman embriyoların oldukça kaliteli olmasına rağmen bile gebelik gerçekleşmeyebilir. Bu sebeple de kadına mutlaka polip, miyom, yapışıklık ya da farklı sorunların mevcudiyeti ile ilgili araştırmalar yapmak gerekir.

İLETİŞİM FORMU