Yumurtalık Kanseri Tedavi Yöntemleri - Doç. Dr. Latif Küpelioğlu Yumurtalık Kanseri Tedavi Yöntemleri
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Yumurtalık Kanseri Tedavi Yöntemleri

Yumurtalık Kanseri Tedavi Yöntemleri

Yumurtalık kanseri ve cerrahi girişim

Yumurtalık kanserinde en etkin tedavi yöntemi; cerrahi müdahale yapılması ve daha sonrasında ise kemoterapi ve ihtiyaç duyulursa da radyoterapinin uygulanması ile sağlanmaktadır.

Yumurtalık kanseri sorununa sahip olan kadınların yaklaşık olarak tamamı, cerrahi müdahale ve kemoterapi tedavisini kombine olarak görmektedir. Cerrahi girişimin faydası ise, lokal tedavi uygulanması ile karın boşluğunda yer alan kanseri ortadan kaldırmak ve kanserin hangi evrede olduğuna dair bilgi sahibi olunarak, ilave tedavi yöntemlerine ihtiyaç duyulup duyulmadığı tespit edilir.

Kanser hücreleri, cerrahi girişimle de çıkarılsa mikrometastaz şeklinde ifade edilen minik kanserli yapılar, yumurtalıktan karnın farklı alanlarına ve vücudun uzak bölgelerine yayılma yapabilir. Bu mikrometastazları mevcut tarama testleri ile tespit etmek oldukça zordur. Cerrahi girişim, bölgesel bir tedavi olmaktadır. Bu sebeple de mikrometastazların tamamen temizlenmesi mümkün değildir. Bundan dolayın da, kemoterapiye başlanarak ek ve destekleyici bir tedaviye de başlamak gerekmektedir.

Cerrahi girişim aşamasında, kanserin evresi saptanarak, kemoterapi ile destek bir tedaviye ihtiyaç duyulup duyulmadığı tespit edilir.

Laparotomi

Yumurtalık kanseri tanısı olan kadına uygulanan ilk tedavi; cerrahi laparotomidir. Bu yöntemle karın cerrahi girişimle açılmaktadır. Bu sayede karın incelenmektedir.

Karnın tam olarak ortasından aşağıya doğru kesi uygulanır. Bu aşamada alınabildiği kadar kanserli hücre çıkarılır. Karın ve pelvis bölgesi kanserli hücrelerden arındırılmaya çalışılır.

Laparotominin esas hedefi, kanserin hangi evrede olduğunu saptamak ve teşhisi kesin olarak koymaktır. Hastalığın durumuna göre de destek tedavisi ya da ek olarak tedavi gerekip gerekmediği tespit edilir.

Laparotomi aşamasında kanserli hücrelerin çıkarılması haricinde;

  • total histerektomi yani rahmin alınması uygulaması,
  • yumurtalık ve fallop tüplerinin çıkarılması,
  • omentektomi,
  • karın alanında meydana gelen bütün kanser hücrelerinin çıkarılması işlemi yapılmaktadır.

Şayet kanser yumurtalık ya da pelvisten farklı bir alana yayılmamış ise, biyopsi için üst karın alanından ufak bir doku örneği çıkarılır. Bunun dışında, karın sıvısı için örnek alınır. Kanserin yayılıp yayılmadığını saptamak adına lenf bezleri çıkarılır ve mikroskop altında araştırılır. Bu gibi bir operasyon, pelvik kanserleri branşında uzmanlaşmış bir jinekolojik onkolog tarafından uygulanmaktadır. Metastatik yumurtalık kanserinde cerrahi girişim sayesinde, hastanın daha fazla rahatlatılması sağlanır.

Kanserin çıkarılması sayesinde karın bölgesinde meydana gelen ağrıları dinmektedir. Bağırsak tıkanıklığı da gene bu operasyon ile engellenmektedir.

Yumurtalık kanseri için yapılan cerrahi girişimlerde, yumurtalık ve rahim alınır. Bu sayede hastanın çocuğunun olması söz konusu olmaz.

Şayet, kadın ailesini tamamlamış ise ya da çocuk sahibi olmayı düşünmüyor ise; kanserin yeniden ortaya çıkmasını engellemek adına iki yumurtalığın da alınması ve rahmin alınması en etkin tedavi yöntemidir.

Laparotomi uygulaması ardından, hasta karın bölgesinde ağrı duyabilir.

Laparotomi Riskleri İse:

  • Kanama,
  • Enfeksiyon,
  • Yavaş barsak hareketleri,
  • İdrar sırasında zorluk çekme gibi risklerdir.

Yumurtalık kanseri için adjuvan kemoterapi tedavisi

Lenf bezlerine yayılma yapan ve operasyonla çıkarılamayan çok yoğun olmayan kanser hücreleri için hayatta kalma şansını arttırmak ve tedavi şansını yükseltmek için mikrometastazı ortadan kaldıracak etkili bir tedaviye ihtiyaç duyulur. Cerrahi girişim sayesinde bölgesel tedavi ardından ortaya çıkan kanser tedavisine adjuvan tedavi ismi verilmektedir. Adjuvan tedavinin içerisinde, kemoterapi, radyoterapi ya da biyolojik tedaviler mevcuttur.

Yumurtalık kanseri tedavisi için başlanan adjuvan kemoterapi, kanserin yeniden ortaya çıkma riskini önlemek adına başvurulan bir yöntemdir.

Cerrahi girişim ardından başlanan kemoterapi, bir ya da daha fazla antikanser ilaçları kapsar.

Yumurtalık kanserinin Evre I’inde olan hastalarına ilave olarak yapılan kemoterapi, sadece cerrahi girişim yapıldıktan sonra daha faydalıdır. Yumurtalık kanserinin tekrar ortaya çıkmasının düşük risk olduğu hastalara daha hafif bir tedavi uygulanır. Ancak yumurtalık kanserinin yeniden ortaya çıkma riskinin fazla olduğu hastalara agresif tedaviler uygulanır.

Yumurtalık kanseri için radyoterapi tedavisi

Radyoterapi, kanser hücrelerinin gelişmesini ve bölünmesini engellemek amacıyla uygulanır. Kanser hücrelerine yüksek enerjili ışınlar gönderilir. Bu sayede kanser hücreleri tahrip edilir.

Radyoterapi tedavisi, tıpkı cerrahi girişimde olduğu gibi bölgesel bir tedavi biçimidir. Radyasyon alanında yer alan bütün kanserli hücreler ortadan kaldırılır. Fakat kanser vücudun farklı alanlarına yayılmış ise, radyoterapi yöntemine başvurulmaz.

Radyoterapi, deri üzerinden uygulanır. Bu sayede direkt olarak deriden gönderilir.

İçerden uygulanan radyoterapi tedavisinde ise, belirli bir miktarda radyoaktif materyal, kanser içine ya da yakınına uygulanmaktadır.

Radyoterapi tedavisi kimi zaman kullanılan kemoterapi ilaçlarının kaldırılamadığı yani hasta tarafından tölare edilemediği zamanlarda ya da nüks eden kanserin bölgesel olduğu durumlarda uygulanan bir yöntemdir.

Kimi zaman geçici yani palyatif tedavi amaçlı da başvurulabilir. Tümörün küçültülmesi amaçlanır. Belirtiler bu sayede hafifler ya da yok olur. Yumurtalık kanseri tedavisinde radyoterapi, karın alanına pelvis içinde gelişen kanserli alana ya da metastaz meydana gelmiş alanda ağrıyı ve baskıyı azaltmak adına başvurulabilen bir yöntemdir.
Fakat bu koşullara karşın, kemoterapi tedavisi, radyo terapiye göre daha etkindir. Bu sebeple de radyoterapi yerine uygulanan bir yöntemdir.

Radyoterapi tedavisi riskleri nelerdir?

Yumurtalık kanseri için radyoterapi gören hastaların büyük bir kısmı herhangi bir ciddi sorun yaşamadan tedavilerini bitirirler.

Radyoterapinin olası riskleri ve yan etkileri tedavinin uygulandığı alan ile sınırlı olmaktadır.

Görülen yan etki ve riskler tedaviyi gören hastaya göre değişkenlik göstermektedir. Kimi zaman bir hasta doz sebebiyle sorun yaşarken, kimi zaman hasta herhangi bir yan etki görmez.

Şayet hasta, yumurtalık kanseri için bir ya da daha fazla cerrahi girişime maruz kalmış ise; kabızlık sorunu yaşayabilir. Bu gibi durumlarda mutlaka doktora haber vermek gerekmektedir.

Bunların dışında:

  • İshal,
  • Sık sık idrara çıkma ihtiyacı,
  • Kabızlık,
  • Mide krampları,
  • Bulantı,
  • Uyku düzeninin bozulması,
  • Yorgunluk ve halsizlik gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Meydana gelen bu belirtiler çoğunlukla kalıcı olmazlar. Radyoterapi tedavisi tamamlandıktan sonra ortadan kalkar.

Bu belirtilerin dışında kan sayımında düşüş meydana gelebilir. Beyaz kan hücreleri ve trombosit oranında azalmalar tespit edilebilir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız